Denizcilik sektörünün en kapsamlı buluşmalarından biri olarak öne çıkan 5.Türkiye Denizcilik Zirvesi, 2 Temmuz 2026 tarihinde Tersane İstanbul’da gerçekleştirilecek. Zirve bir takvim etkinliği olmanın ötesinde, küresel deniz ticaretinin yönünü tartışmaya açan stratejik bir platform niteliği taşıyor.
Zirve, Türkiye’nin denizcilik vizyonunu merkeze alırken aynı zamanda küresel ticaretin kırılgan yapısını ve dönüşüm baskılarını da gündemine taşıyor. Tedarik zincirlerindeki dalgalanmalar, jeopolitik gerilimler ve sürdürülebilirlik hedefleri, tartışmaların arka planını oluşturmuyor; doğrudan merkezinde yer alıyor.
Uluslararası katılım bu yıl güçlü bir tablo ortaya koyuyor. International Maritime Organization, United Nations Conference on Trade and Development, International Chamber of Shipping, BIMCO ve European Maritime Safety Agency gibi kuruluşlar, yalnızca temsil düzeyinde katılım sağlamıyor; küresel denizcilik politikalarının tartışıldığı masanın aktif bileşenleri olarak yer alıyor.
Açılış oturumunda sektörün karar verici isimleri aynı sahnede buluşuyor. Abdulkadir Uraloğlu, Ünal Baylan, Tamer Kıran ve IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, yalnızca protokol konuşmaları yapan isimler olarak yer almıyor; sektörün yönünü belirleyen gündemlerin doğrudan taşıyıcıları olarak öne çıkıyor.
“Kabotajın 100. Yılı: Denizci Millet, Denizci Ülke” teması, tarihsel bir anlatım çerçevesi sunmakla sınırlı kalmıyor; denizcilik hafızasının bugünün stratejik karar süreçleriyle kesiştiği bir alan açıyor. Kabotaj Kanunu’nun etkilerinden Türk deniz yetki alanlarına uzanan başlıklar, geçmişin değerlendirilmesinden ziyade bugünün denizcilik vizyonuna ışık tutuyor.
Günün ilerleyen oturumlarında “Küresel Deniz Ticaretinde Dayanıklılık ve Kırılganlık” başlığı öne çıkıyor. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve regülasyon baskısı, ayrı başlıklar halinde ele alınmıyor; birbirini besleyen tek bir dönüşüm süreci olarak değerlendiriliyor.
Bu çerçevede DP World gibi küresel lojistik aktörlerinin katılımı, zirvenin ölçeğini ulusal sınırların ötesine taşıyan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak zirve, sektör temsilcilerini bir araya getiren bir organizasyon olmanın ötesinde, denizcilik politikalarının ve küresel ticaret yönelimlerinin yeniden şekillendiği bir eşik niteliği taşıyor.







