Türk P&I, artan varlık değerleri ve operasyonel riskler karşısında yat sahiplerine yönelik teminat limitlerini genişleterek sektördeki en yüksek sorumluluk kapasitelerinden birini devreye aldı.
Küresel yat piyasasında yükselen tekne değerleri, kompleks teknik donanımlar ve artan marina maliyetleri, sigorta tarafında daha geniş kapsamlı ve yüksek limitli çözümlere olan ihtiyacı artırıyor. Bu dinamiklere yanıt olarak geliştirilen YAT 360, özellikle sorumluluk ve çevre riskleri kalemlerinde piyasa standartlarının üzerine çıkan yeni bir finansal koruma yapısı sunuyor.
Sorumluluk Teminatında Yeni Eşik
Ürünün teknik merkezinde, genellikle tekne bedeliyle (hull value) sınırlı tutulan üçüncü şahıs sorumluluk ve çevre kirliliği teminatlarının, uluslararası standartlarla uyumlu şekilde 500 milyon USD limitine çıkarılması yer alıyor. Bu kapasite artışı, büyük tonajlı ve yüksek değerli varlıkların operasyonel risk yönetimi açısından kritik bir güvence eşiği oluşturuyor.
Bütüncül Risk Yönetimi
YAT 360, gövde (hull) teminatının ötesinde, yat operasyonlarının farklı katmanlarına odaklanan bir koruma seti içeriyor:
- Teknik Ekipman: Yüksek teknolojili elektronik donanım ve kişisel eşya koruması.
- Hukuki ve Ferdi Riskler: Hukuksal koruma süreçleri ve ferdi kaza teminatları.
- Operasyonel Destek: Yat asistans ek hizmetleri ve çevresel risk yönetimi protokolleri.
Sürdürülebilirlik Kriterleri
Denizcilikte değişen regülasyonlar ve çevresel hassasiyetler doğrultusunda, yelkenli teknelere yönelik sürdürülebilirlik teşvikleri de poliçe yapısına dahil edildi. Türk P&I, bu yeni modelle birlikte hem finansal hem de operasyonel riskleri tek bir çatı altında toplayarak, yat sigortalarında kapsam daralmasına karşı kapasite odaklı bir duruş sergiliyor.







