Galataport İstanbul, AROYA Cruises’ın kış programında İstanbul çıkışlı 25 yeni sefere ev sahipliği yapacağını açıkladı. Yeni seferlerle birlikte kruvaziyer turizminin kış aylarında da sürdürülmesi ve İstanbul’un yıl boyunca aktif bir ana liman olarak konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor.
Galataport İstanbul’un ana liman vizyonu doğrultusunda kış sezonu kruvaziyer hareketliliği İstanbul tarihinde ilk kez 2024 yılında başladı. Kasım 2024-Nisan 2025 döneminde 25 seferde 55 bin yolcu ağırlanırken, Kasım 2025-Nisan 2026 döneminde 21 seferde 52 bin yolcuya ev sahipliği yapıldı.

51 sefer, 150 bin yolcu hedefi
Galataport İstanbul Liman İşletme Direktörü Tolga Tuncay, AROYA Cruises’ın Ekim-Nisan döneminde İstanbul’u ana liman olarak seçmesinin kente duyulan güvenin göstergesi olduğunu belirtti.
Tuncay, Galataport İstanbul’da düzenli kış seferlerinin Kasım 2024’te MSC ile başladığını, operasyonun 2025 yılında da sürdüğünü ve 2026’da AROYA Cruises’ın katılımıyla yeni bir ölçeğe ulaştığını ifade etti.
Kasım 2026-Nisan 2027 dönemi için ise Galataport İstanbul’da 51 sefer ve 150 bin yolcu ağırlanması hedefleniyor. Bu toplam içinde AROYA Cruises’ın payının 26 sefer ve 78 bin yolcu olması bekleniyor.

Galataport İstanbul’un açıklamasına göre, yeni programla geçen yıla kıyasla sefer sayısında yüzde 143, yolcu sayısında ise yüzde 188 artış hedefleniyor.
İstanbul’un kruvaziyer sezonunun 12 aya yayılması hedefleniyor
Tuncay, AROYA Cruises’ın kış programına dahil olmasının İstanbul’un kruvaziyer sezonunun 12 aya yayılmasını tescillediğini ve kentin Akdeniz çanağındaki ana liman konumunu güçlendirdiğini belirtti.
AROYA Cruises’ın İstanbul için planladığı 25 yeni seferle birlikte şirketin Türk kruvaziyer sektörüne katkısının 76 ilave sefere ulaşacağı ifade edildi. Tuncay, 2026’nın ilk altı ayında tüm Türk limanlarına yapılan kruvaziyer seferi sayısının 488 olduğunu hatırlatarak, İstanbul’un ana liman olarak seçilmesinin Türkiye kruvaziyer sektörü açısından yaratacağı etkinin ölçeğine dikkat çekti.
Tuncay, bu tablonun Türkiye’nin kruvaziyer potansiyelinin doğru altyapı, güçlü iş birlikleri ve bütüncül rota planlamasıyla değerlendirilebildiğini gösterdiğini söyledi.







