Deniz Ticaret Odası seçimlerine günler kala, Şadan Kaptanoğlu’nun adaylık sürecine ilişkin kamuoyunda yer alan değerlendirmeler üzerine Kaptanoğlu cephesinden yazılı bir açıklama yapıldı. Son dönemde yayımlanan bazı yazılarda Kaptanoğlu ve ailesine yönelik ifadelerin kişisel sınırları aştığı savunulurken, seçim sürecinin adayların projeleri ve yönetim anlayışları üzerinden yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Şadan Kaptanoğlu’nun adaylığının, projelerinin ve yönetim anlayışının eleştirilebileceği belirtilen metinde, aile bireylerine yönelik ifadeler, sağlık durumunun konu edilmesi ve Kaptanoğlu’nun ülkesine bağlılığının sorgulanmasının eleştiri sınırlarının dışında kaldığı ifade edildi.
Bazı yazılarda kişisel ilişkiler ve bir davadaki tanıklığı üzerinden Kaptanoğlu’nun karakterine ilişkin değerlendirmeler yapıldığı belirtilerek, bu tür yaklaşımların seçim sürecine katkı sağlamadığı savunuldu. Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk’ün oda seçimlerinde adaylar arasında üstünlük kurmak amacıyla kullanılmaması gerektiği görüşü de dile getirildi.
Kaptanoğlu cephesi ayrıca, söz konusu yazıların sahiplerinin daha önce düzenlenen basın toplantılarına davet edildiğini ve soru sorma imkânı bulduğunu belirtti. Gazeteciliğin yalnızca iddiaları yayımlamakla sınırlı olmadığı, soruların muhataplara yöneltilmesi ve alınan yanıtların aktarılmasının da bu sorumluluğun parçası olduğu ifade edildi.
Seçim çalışmalarının üyelerle doğrudan temas, projelerin anlatılması ve yönetim anlayışının ortaya konulması üzerinden sürdürüldüğü belirtilirken, projelerin bütçesi, takvimi ve uygulanabilirliği konusunda yapılacak eleştirilerin sektör açısından değerli olduğu kaydedildi.
Metnin sonunda ise seçim sürecinde üyelerin kendi değerlendirmeleri doğrultusunda karar vereceğine vurgu yapılarak, 11 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimde son sözün Deniz Ticaret Odası üyelerinde olduğu ifade edildi.

