Dünya denizcilik kamuoyunda son dönemde artan “gemi insanı krizi” ve personel eksikliği uyarılarına, küresel sektör temsilcilerinden daha temkinli ve stratejik bir yaklaşım geldi. Uzmanlar, karamsar senaryolara odaklanmak yerine personel yönetiminin modern bir risk analizi çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguluyor.
World Maritime University (WMU) ve çeşitli uluslararası kuruluşların yayımladığı raporlar, önümüzdeki beş yıl içinde denizcilerin önemli bir bölümünün sektörden ayrılabileceğine işaret ediyor. Ancak bu tabloya karşı sektörde farklı bir bakış açısı da güç kazanıyor.

“Veriler bağlamıyla değerlendirilmeli”
Danica Crewing Services CEO’su Henrik Jensen, gemi insanlarına yönelik memnuniyet araştırmalarının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, tartışmalara bağlam kazandırılması çağrısında bulundu.
Jensen, hem gemide hem de karada destekleyici ve kapsayıcı çalışma ortamlarının önemine dikkat çekerek, denizcilerin mutluluğu veya mutsuzluğu üzerine yayımlanan anket sonuçlarının ancak geniş bir çerçevede anlam kazanabileceğini ifade etti. Sorunun yalnızca denizcilik sektörüne özgü bir başarısızlık olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Jensen, sektörü “eşsiz derecede kötü” gösteren yaklaşımların personel kaynağını daha da daraltabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye stratejik konumuyla öne çıkıyor
Küresel ölçekte tartışılan personel açığı riski karşısında Türkiye, yetişmiş insan kaynağı ve stratejik konumuyla dikkat çekiyor. Uluslararası crewing şirketlerinin Türkiye’deki yapılanmalarını güçlendirmesi de bu potansiyelin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Danica Crewing Türkiye Temsilcisi Hasan Köroğlu, gemi insanı açığına ilişkin tartışmaların haklı bir uyarı içerdiğini ancak bunun bir panik dalgası olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Köroğlu, söz konusu riskin doğru strateji, öngörü ve yatırım ile yönetilebileceğini belirterek, şirketin bu doğrultuda uzun vadeli planlamalar yürüttüğünü kaydetti.
Çözüm: Stratejik planlama ve insan odaklı yaklaşım
Sektör temsilcilerine göre çözüm; gemi personelini yalnızca bir istatistik ya da maliyet kalemi olarak görmekten vazgeçmekten geçiyor. Stratejik insan kaynağı planlaması, gemide zihinsel sağlık desteğinin artırılması ve Türkiye gibi stratejik bölgelerdeki yetenek havuzlarına uzun vadeli yatırım yapılması, öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
Denizcilik sektörü kritik bir eşikte bulunuyor. Uzmanlara göre sektör ya alarmist başlıkların etkisiyle reaksiyonel adımlar atacak ya da personel yönetimini çağın gerekliliklerine uygun biçimde proaktif bir yapıya kavuşturacak. Gemi insanlarını sektörün sorunu değil, temel taşı olarak konumlandıran armatör ve işletmecilerin, önümüzdeki dönemi daha sağlıklı yönetebileceği değerlendiriliyor.







